Çalı Dergisi - Bülent Sirkeci
   
DERGİ
  Kapak
  BAŞ YAZI
  Bülent Sirkeci
  KÖŞE YAZARLARI
  Erdoğan Baysal
  Fahrettin Alişar
  Yusuf Dülger
  Dursun Özden
  Eşref Ural
  Meliha Kar
  İsmail Detseli
  Recai Şeyhoğlu
  Dündar Aydoğdu
  Ahmet Kuş
  ŞAİRLER
  İdris Yalçın
  Nükhet Hürmeriç
  Çiğdem Bal
  Emre Öztürk
  Feryal Önal
  Tuncay Akdağ
  Zeynep Çayır
  Hakan Sürsal
  Ahmet Uysal
  Gülizar Söğütçü
  Erkan Ezbiderli
  Mehmet Kuvvet
  Leyla Işık
  Reyhan Sur
  ÖYKÜCÜ
  Z.Oğuz
  Ayşe Korkmaz
  Hatice Oya Kuzgun
  Hediye Emiroğlu
  GEZİ YAZISI
  Dr. Muammer Ulutürk
  ANI
  SÖYLEŞİ
  Gülay Mermer
  ESER TANITIMI
  Zeki Oğuz'un Eserleri
  A.Korkmaz
  OBJEKTİFTEN
  Zeki Oğuz Fotoğrafları
  Ziyaretçi Defteri
  DOST SİTELER
  Türkçemiz
  Ar-hez Tanıtım

Duyuru Panosu
SİTEMİZDE YAYINLANMASI İSTEDİĞİNİZ ÜRÜNLERİNİZİ oguzzeki@hotmail.com ADRESİNE GÖNDEREBİLİRSİNİZ



 



           NEŞE DOLMUYOR İNSAN 

23 Nisan 1920’de açılan TBMM, Osmanlı Ailesi’nin egemenliğinin ortadan kaldırılması ve egemenliğin ulusa geçmesi anlamına geliyordu. Meclis Başkanı’nın kürsüsünün arkasına “HAKİMİYET BİLA KAYD U ŞART MİLLETİNDİR.” diye yazılmıştı. Yani günümüz diliyle “ EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ULUSUNDUR.” 

Yıllarca Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanan 23 Nisan Bayramı, son 10 yıldır Ulusal Egemenlik vurgusu kaldırılarak sadece Çocuk Bayramı olarak kutlanmaya, halk buna alıştırılmaya başlandı. Ben bunun kasıtlı bir operasyon olduğunu düşünüyorum. Ulusal Egemenliği sindirememiş, kabullenememiş çevrelerin bu bayramın içini boşaltmak için yaptıkları bir operasyon bu. 

Milletin oylarıyla iktidar olanlar milletin hakimiyetini sadece kendi hakimiyetleri olarak algılayıp bizleri bu şekilde yönlendirmeye çalışarak kendi saltanatlarını kurma peşindeler. 23 Nisan 1920 tarihi aslında 1923’te ilan edilecek cumhuriyet rejiminin habercisiydi. Bu cumhuriyetin ulus egemenliğine dayanacağının manifestosu 23 Nisan 1920 idi. Ulus egemenliği, bir ailenin, zümrenin, çıkar grubunun hakimiyetini önleyerek ulusun ortak iradesinin meclise yansımasıdır. Halkın kendisini yönetme iradesidir. Ne dinin ne sermayenin ne de başka bir gücün hakimiyeti değil; çalışan, üreten bu ülkeyi vatan yapanların hakimiyeti anlamına geliyordu. 1923’te toplanan ilk meclis bunun en güzel örneğiydi. Toplumun her kesimini, her düşünceyi bir araya getirmiş ve Kurtuluş Savaşı’nı yönetmiş bir meclisti.

Bugün Ulusal Egemenlik kavramından ve onun ifade ettiği şeylerden çekinenler, kendi iradeleri dışında hiçbir iradeyi tanımamaktadır. Halkın oylarıyla seçilen milletvekilleri tutsak edilerek halkın egemenliğinin ve iradesinin meclise yansımasını engellenmektedir. Kendi aldıkları oy oranını milletin iradesi olarak görenler, kendilerine oy vermeyenlerin vekillerini zindanlara atarak halka gözdağı vermekte, kendileri dışında herkesi çete olarak lanse etmekte, milletin oluşturduğu orduyu bile bir suç örgütü, bir çete gibi yansıtmaktan utanmamaktadır. Dünyanın hiçbir ülkesinde komutanları savaşmadan tutsak alınmış başka bir ordu yoktur.

İçi boşaltılmış Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda artık neşe dolmuyor insan.

   
Bugün 52979 ziyaretçi (104854 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
WEBMASTER VE ADMİN: Bülent SİRKECİ 0539 236 72 91 b.sirkeci@hotmail.com